Anket
Mail Listemize Katılın
Bize Ulaşın



Aydos Rehabilitasyon
Okulumuzun Ulaşım Krokisi
Yaygın Gelişimsel Bozukluk ( Otizm )

OTİZM

Yaşamın ilk safhalarında ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden fakat çeşitli öğretim ve tedavilerle azaltılabilen sosyal ilişkilerde iletişim de ve bilişsel gelişimde gecikmelere neden olan davranışlarda da gecikmelere sebep olan biyolojik ve çevresel etmenlere bağlı bir bozukluktur..otizm çok geniş bir yelpaze altında incelenmektedir..ve her çocukta farklı şeklerde kendini göstermektedir..önemli olan ise o çocuk için biricik olan iletişim kanalını bularak çocukla iletişime geçmek.ve çocuğun dünyasın da yer almaya çalışarak yaşam kalitesini artırmak..

 

OTİZMİN BELİRTİLERİ


Otizm geniş bir yelpazede ele alındığı için bir çok bulguya rastlamak mümkün olabilir. her çocuk kendi benliğine göre otizmi harmanlayarak kendine özgü bir modelle karsımıza koymaktadır..bu durum da belirtileri çeşitlendirmektedir ama biz daha genel bir perspektifte bakarak şu şekilde özelikleri sıralaya biliriz..

·         Bebeklikte aşırı ağlama veya aşırı sakinlik

·         Çevresindeki insanlara ilgi göstermez (özelikle anneler bu ilgisizliği hemen fark edebilirler)

·         Göz kontağı kurmaz veya çok az süreli devam ettirirler.(gözlerini kacırırlar)

·         Oyuncaklarla anlamlı bir şekilde oynamazlar

·         Farklı nesnelere bağlılıkları vardır(musluk boru duy gibi)

·         Objeleri çeviririler veya sallarlar.(tabak bardak gibi)

·         İleri geri sallanarak çeşitli sesler çıkarırken gözlerini bir noktaya dikip dişlerini sıkabilirler

·         Ellerini ve kollarını düzensiz bir şekilde sallayarak ses çıkarırlar

·         Konuşsalar bile iletişim için sözcükleri tercih etmek istemezler

·         Günlük hayatta sıradan kabul edilen duyusal uyaranlara aşırı tepki verebilirler.(ses ten korkma gibi yada aşırı sese tepki vermeme)

·         Kendi kendine olmaktan mutluluk duyarlar ( yalnız bir köşeye çekilip oyun oynamaktan hoşlanırlar)

·         Kucaklanmaktan yakın ilişki kurmaktan hoşlanmazlar..

 

OTİZİMİN SEBEPLERİ


Otizm gerek tanısında gerek belirtilerinde de olduğu gibi  çok geniş bir alanla ilgili olduğu için sebeplerini de tek bir alanda toplamak mümkün değildir..beyin yapısındaki anormal yapıdan işleyişten kaynaklandığı kabul edilmektedir..otizm in kalıtım genetik ve medikal problemlerle ilişkili olup olmadığı araştırılmaktadır..aile boyu süreğen olarak gelen durumlarda otizmin kalıtsal bir boyuta incelenmesini gerektirmektedir.

      Bazıaraştırmalara göre otizm hamilelik döneminde çevresel etmenler kaza, tranva  yada virüssel enfek-siyonlar gibi durumları da incelemektedir..bazı zararlı maddeler hamilelik döneminde alındığında otizme sebep olabilmektedir..tüm bu durumlar otizme sebep olduğu bilinmektedir..tam kesin bir sebebi olmayan otizm belirtilerinde de olduğu gibi bir çok sebebe bağlı olarak ortaya çıkmaktadır..

 

OTİZMDENN TEDAVİ VE EĞİTİM YÖNTEMLERİ

 

» ÖZEL EĞİTİM
» KONUŞMA VE DİL TERAPİSİ
» UĞRAŞI TERAPİSİ
» EĞİTİM YÖNTEMLERİ
» DAVRANIŞÇI YÖNTEM*
» TEACCH (GELİŞİMSEL YÖNTEM)**
» PECS GÖRSEL İLETİŞİM SİSTEMİ (RESİM DEĞİŞ TOKUŞ)
» SOSYAL ÖYKÜLER
» DUYU BÜTÜNLEMESİ
» KOLAYLAŞTIRILMIŞ İLETİŞİM
» HİGASHİ : Günlük Yaşam Terapisi
» HANEN METODU
» DİĞER YÖNTEMLER; HOLDİNG (KUCAKLAŞMA) TERAPİSİ,                                                                       
» OTİZM İLE İLGİLİ BİYOLOJİK VE TAMAMLAYICI YÖNTEMLER
» ALERJİ VE OTİZM
» GLUTEN/KAZEİN İÇERMEYEN BESLENME
» VÜCUTTA MAYA VE MANTAR TEDAVİSİ
» VİTAMİN TEDAVİSİ
» SEKRETİN
» ALTERNATİF TEDAVİ YÖNTEMLERİ
» AROMATERAPİ
» REFLEKSOLOJİ
» DIŞAVURUMCU SANAT TERAPİLERİ
» MÜZİK TERAPİSİ
» SANAT TERAPİSİ
» DRAMA (TİYATRO YOLU İLE) HAREKET TERAPİSİ
» DİĞER TERAPİLER VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
» YUNUSLARLA TERAPİ
» KRANİOSAKRAL TERAPİ
» BİLGİSAYAR PROGRAMLARI VE INTERNET DESTEK GRUPLARI


ÇOCUĞUMDA OTİZM VAR MI?

Çocuğunuz gözünüze 1-2 saniyeden fazla süre bakar mı? (evet/hayır) 

Çocuğunuz istediği bir şeyi göstermek için işaret parmağını kullanır mı? (evet/hayır) 

Çocuğunuz size göstermek, paylaşmak üzere nesneleri size getirir mi? (evet/hayır) 

Çocuğunuz isteklerini sözlü olarak anlatabilir mi? (evet/hayır) 

Çocuğunuz çevresindeki kişilerin ona ne demek istediğini anlayabiliyor mu? (evet/hayır) 

Çocuğunuzun konuşması (eğer varsa) yaşıtlarınınki gibi midir? (evet/hayır) 

Çocuğunuz gördüğü ya da sizin istediğiniz hareketleri taklit edebilir mi? (evet/hayır) 

Çocuğunuz evcilik türü oyunlar oynar mı? (evet/hayır) 

Çocuğunuz diğer çocuklarla ilgilenir, onlarla birlikte olmak ister m(evet/hayır) 

Çocuğunuzun “tanıdığı kişi”, “yabancı kişi” ayırımı yapar mı? (evet/hayır) 

Çocuğunuz yeni durumlarla ilgilenir, merak eder mi? (evet/hayır) 

Çocuğunuzun davranışlarının anlamını çözmek çoğunlukla mümkün müdür? (evet/hayır) 

 

* Soruların çoğuna “hayır” yanıtını verdiyseniz bir uzmanla görüşmenizde yarar olabilir.

 

ÇOCUĞUMA OTİZM TANISI KONDU NE YAPMALIYIM?

Çocuğuma otizm tanısı kondu ne yapmalıyım diye bir soru aklımıza gelebilir… aile içinde inkar etme kızgınlık ve hayal kırıklığı yaşanabilir… Bunlar normal duygulardır.. ama hayat hala devam etmektedir ve onu yok edemeyeceğimize göre onunla yasamayı öğrenerek ve onunla nasıl başa çıkabiliriz onun çarelerine bakarak otizmi aslında o zaman yok etmiş oluruz…

       Tanımızı alarak en yakın rehberlik araştırma merkezine gideriz çocuğumuz için en uygun eğitim ortamı belirlendikten sonra artık çocuğumuz için bir seyler yapmanın zamanı gelmiştir.

Eğitimcilere aile olarak tüm desteğimizi sağlamalı ve çocukların eğitimine etkin bir katılım sağlayarak otizmle başa çıkmayı öğrenmeliyiz. unutmamalıyız ki aile öğretmen ve çocuk  üçlü saç ayağı üzerinde etkin ve verimli bir eğitimden bahsedilebilir..

AİLELERİN OTİZM İLE İLGİLİ SIK SORDUKLARI  SORULAR

1.Otizm Nedir ?

Otizm, bireyi gördüklerini, duyduklarını ve duyumsadıklarını doğru algılamaktan alıkoyan ömür-boyu süren bir gelişim bozukluğudur. Bu sosyal ilişkilerde, iletişimde ve davranışlarda ciddi sorunlar doğurur. Otistik bireyler konuşma ve iletişimin normal formlarını ve diğer insanlarla, nesnelerle ve olaylarla doğru ilişki kurma yollarını zorlukla öğrenirler.

2.Otizmin Karakteristik Özellikleri Nelerdir ?

Otizmin özellikleri şiddet ve seviyesi kişiden kişiye değişmekle birlikte, genel olarak aşağıdakileri içerir:

Dil gelişiminde ciddi gecikmeler : Dil yavaş gelişir, bazı durumlarda hiç ilerlemez. Eğer konuşma gelişirse; tuhaf konuşma biçimleri veya sözcüklerin normal anlamlarına uygun olmayan kullanımı görülür. Dili etkin olarak kullanabilen otistiklerde olağan dışı atamalar veya resmi ve tekdüze bir ses tonuyla konuşma görülür.

Sosyal  ilişkileri anlamakta ciddi gecikmeler : Otistik çocuk genellikle göz göze gelmekten kaçınır., kucağa alınmak istemez ve çevresindeki dünyaya kapalıdır. Bu otistik çocuğu yaşıtlarıyla işbirliği gerektiren oyunlardan alıkoyar; arkadaşlıklar kurmakta güçlükler ve diğer insanların duygularını anlamakta zorluklar doğurur.

Duyusal tepkilere kapalılık : Otistik çocuk çoğu zaman duymaz gibi davranır ve sözcüklere ve diğer seslere duyarsız davranır. Bazı durumlarda ise, aynı çocuk elektrik süpürgesi ve köpek havlaması gibi sıradan seslere aşırı tepki verir. Çocuk, acıya, soğuk ve sıcağa hiçbir tepki göstermez veya tam tersine aşırı bir tepki gösterir.

Zihinsel işlevsellikte dengesizlik : Otistik birey resimde, müzikte, matematiksel hesaplamalarda ve önemli önemsiz olayları anımsama gibi konularda çok becerikli olabilir. Diğer taraftan, otistik bireylerin büyük bir çoİunluİu değişen oranlarda zeka geriliği gösterir, yalnızca %20si normal veya üstün zekaya sahiptir. Zihinsel düzey farklılığı otizmi çok karmaşık bir duruma getirir.

Etkinlik ve ilgilerde sınırlandırmalar : Otistik birey, el çırpma, sallanma, dönme gibi tekrarlanan bedensel hareketler yapar. Bu birey, aynı zamanda aynı tekdüze işleri tekrarlar, aynı elbiseyi giyebilir ve hergün aynı programı izleyebilir. Bu rutin işlerde bir değişiklik ortaya çıkarsa, otistik birey son derece rahatsız olur.

3.Otizm Neden Ortaya Çıkar ? Otizm beyinsel bir rahatsızlıktır, doğuştan gelir ve beyinin bilgiyi kullanma şeklini belirler. Otizmin nedeni hala tam olarak bilinememektedir. Bazı araştırmalar, beynin konuşma ve duygulardan gelen bilginin değerlendirilmesi ile ilgili bölümünde fiziksel bir problem olduğunu iddia etmektedir. Beyinin belirli kimyasal dengelerinde bir bozukluk olabilir. Bazı durumlarda genetik faktörler işin içine  girmektedir. Otizm bütün bu sebeplerin bir bileşkesi olarak da ortaya çıkabilir. Psikolojik ortamdaki hiçbir etken otizmin nedeni değildir.

4.Otizm Ne Kadar Yaygındır ? Otizm dört önemli gelişimsel bozukluktan biridir. Her bin doğumdan bir veya ikisinde görülür. Türkiyede yaklaşık 100.000 otistik bireyin yaşadığı sanılmaktadır (Dünya Sağlık Örgütü Raporu).

5.Otizmden Kimler Etkilenir ? Otizm, bütün dünyada, farklı uluslardan ve farklı sosyal gruplardan insanlar arasında yaygındır. Her beş otistikten dördü erkektir.

6.Otizmde Rastlanan En Genel Sorun Nedir ? Otistik bireyler dil öğrenmede ve diğer insanlarla sosyal ilişkilerinde aşırı zorluklar yaşarlar.

7.Otizm Davranışları Nasıl Etkiler ? Ciddi konuşma ve sosyalleşme problemlerine ek olarak, otistik bireyler hiperaktif veya anne-baba, aile bireyleri ve diğer insanlarla ilişkilerinde aşırı pasiflik yaşarlar.

8.Otistik Bireylerde Davranış Bozukluğu Ne Kadar Ciddidir ?

Otizmde, davranış problemleri çok şiddetliden daha önemsiz formlara kadar geniş bir yelpazeye dağılır. Şiddetli davranış problemleri, alışılmamış, saldırgan ve bazı durumlarda kendini yaralama davranışları şeklindedir. Bu davranışlar genellikle dirençli ve değiştirilmesi zordur. Daha yumuşak formlarında, otistik bireyler öğrenme güçlüğü çekerler. Bununla birlikte, genellikle hafif etkilenmiş bireyler bile iletişim ve toplumsallaşmada problemler yaşarlar.

9.Otizm Diğer Bozukluklarla Birlikte mi Ortaya Çıkar ?  

Otizm ya kendi başına ya da zeka geriliği, öğrenme güçlüğü, epilepsi gibi diğer gelişimsel bozukluklarla birlikte ortaya çıkabilir. Otizm, önemsiz belirtilerden ciddi sorunlara uzanan bir yetersizlik olarak düşünülebilir. Engellilik sayısı ve zeka geriliğinin derecesi, bireyin, bu yelpazenin neresinde yer aldığını belirler.

10.Otizm ve Zeka Geriliği Arasındaki Fark Nedir ?
Zeka geriliği olan bireylerde göreli olarak dengeli beceri gelişimi sağlanabilirken, otistik bireyler dengesiz beceri gelişimi gösterirler  belirli konularda yetersizlik- genellikle diğer insanlarla iletişim ve ilişkilerde- ve bazı alanlarda da olağanüstü beceriklilik. Otizmi zeka geriliğinden veya diğer bozukuklardan ayırdetmek, uygun olmayan ve etkisiz sağaltım tekniklerinin uygulanmaması açısından son derece önemlidir.

11.Otistik Bireylere Yardım Edilebilir mi?
Evet, otizm iyileştirilebilir. Çalışmalar, uygun bir eğitimle bütün otistik bireylerin gözle görülür şekilde iyileştirilebildiğini göstermiştir. Birçok otistik birey eğitimle çevresindeki bireylere daha duyarlı hale gelmiş ve etraflarındaki dünyayı daha iyi anlamaya başlamıştır.

12.Otistik Bireyler En İyi Nasıl Öğrenirler?
Otistikler, bireysel gereksinimlerine uygun olarak şekillendirilmiş eğitim programları kullanılarak, özel eğitimli terapistler tarafından eğitilerek evde ve toplumda nasıl davranılacağını öğrenebilirler. Hatta bazıları normale yakın yaşayabilirler.

13.Otistikler Ne Tür İşler Yapabilir? 
 
Genel olarak, otistikler tekrarlanan (rutin)  işlerde daha başarılıdır. Bazı otistikler, ressam, piyanist, boyacı, çiftçi, ofis çalışanı, bilgisayar operatörü, bulaşıkçı, montaj hattı çalışanı veya korumalı atölyelerde ve yaşam köylerinde uzman işçi olarak çalışabilirler.

14.Otistik Bireyler Ne Tür Etkinliklerden Hoşlanırlar? 
 
Otistikler, diğer normal akranları gibi eğlenceli aktivitelerden hoşlanırlar. Genellikle, müzik, yüzme, yürüyüş, kamp kurma, bulmaca çözme, masa oyunları gibi faaliyetlerden hoşlanırlar.

15.Otistikler Yetişkin Birey Olarak Neye Gereksinim Duyarlar?

· Mesleki Eğitime 

·  İş Olanaklarına 

· Grup Evlere 

· Gözetim Altındaki Evlere 

· Diğer Yaşam Seçeneklerine 

· Eğlence ve sosyalleşme fırsatlarına gereksinim duyarlar. 

16.Otistik Bireyler Anlamlı İş Becerilerini Nasıl Kazanabilirler?
 
Otistik bireyler özel olarak eğitilmiş eğitmenlerin yardımıyla başarıyla çalışabilecekleri iş becerilerini kazanabilirler.

17.Otistik Kişiler Nasıl Daha Bağımsız Yaşam Sürdürebilirler? Grup evlerinde ve gözetim altındaki yaşam birimlerinde özel olarak tasarlanmış programlarla olabildiğince bağımsız yaşama becerilerini kazanabilirler.

OTİZM İLE YAŞAMAYA BAŞLAMAK

Eğer çocuğunuza henüz yeni Otizm teşhisi konduysa, büyük ihtimalle şu anda oldukça karmaşık duygular içindesiniz ve otistik çocuğunuzla birlikte hayatınızın geri kalan kısmını nasıl geçireceğinizi, otizm ile yaşamaya nereden başlayacağınızı bilemiyorsunuz.                                                                                                              

Zaman içinde, belki daha önce adını bile duymadığınız otizm konusunda çok şey öğreneceksiniz. Bu bilgileri size bazen bir doktor ya da eğitmen veya bu konuda yayınlanmış bazı yayınlar sağlayacaktır. Ama, sizin için en önemli bilgiler her zaman diğer otistik çocuk sahibi ailelerinden, yani sizin gibi otizm ile yaşayanlardan gelenler olacaktır. Bizler otistik çocukların aileleri olarak sizin şu andaki tüm duygularınızı çok iyi biliyoruz. Çünkü bunları biz de yaşadık... Amacımız yaşadığımız hayatın ortak noktalarından çıkardığımız sonuçları ve aldığımız dersleri sizlerle paylaşmak ve sizin, bizim bir çoğumuzun kaybettiği zamanı kaybetmeden, yaptığımız yanlışlara düşmeden bu yeni ve farklı yaşama başlamanızda size küçük bir yol haritası çıkartmak. 

Kendinizi suçlu hissetmeyin, eşinizi suçlamayın, otizm sizin ya da eşinizin suçu değil...

Teşhis sonrası bir çok anne baba, otizme sebep olabileceğini varsaydıkları bazı nedenlerden dolayı kendilerini ya da eşlerini suçlayabilirler. Ama aslında siz yanlış hiç bir şey yapmadınız çünkü;

·                     Her yaşta, her kültür düzeyinde ve dünyanın her yerindeki insanların otistik bir çocuğu olabilir.

·                     Otizm henüz, çocuk anne karnındayken teşhis edilemiyor.

·                     Çocuk sahibi olmayı isteyip istememenizin, çocuğunuza ilgi gösterip göstermemenizin, eşinizi sevmenizin ya da sevmemenizin çocuğunuzun otistik olması ile hiçbir ilgisi ya da etkisi yoktur.

Diğer otistik çocukların aileleri ile temas kurun

Bu sizin kendinizi yanız ya da çaresiz hissetmemenize yardımcı olacak ve teşhis sonrası ailenizde yaşanan İlk Şokun üstesinden daha çabuk gelmenizi sağlayacaktır. Kurumumuz size bu desteği vermeye hazırdır. Bizimle hemen temasa geçip, aile eğitimi yapan kişi ya da terapistinizden yardım alabilirsiniz. 

Otizmi hemen kabullenin

Bunun sizin için ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Hiçbir anne baba, çocuğunun zihinsel engelli olmasını istemez. Fakat unutmayın ki, şu anda çocuğunuzun sizin kendisini kabullenmenize ve hemen ona yardımcı olmanıza ihtiyacı var. Bunu ertelemeniz, sorunu ortadan kaldırmayacaktır. Aksine, daha sonra  otizmi kabullenmek için kaybettiğiniz zaman için üzüntü duyabilirsiniz.

Vakit kaybetmeyin

Otistik bir çocuğa , ne kadar erken yaşta teşhis koyulur ve dolayısı ile ihtiyaçları olan özel eğitimi ne kadar çabuk almaya başlarlarsa, yaşam becerilerine kavuşma şansları o kadar fazlalaşır. Bu nedenle, hemen bugün harekete geçmeniz gerekiyor.

Otizmi tanımadan, çocuğunuzu tanıyamazsınız

Otizmin ne olduğunu, otistik bir çocuğun özelliklerini öğrenin.

Otizmi gizlemeyin

Yakınlarınıza, komşularınıza, işyerinizdeki arkadaşlarınıza çocuğunuzun otistik olduğunu söylemekten çekinmeyin. Aksine, onlara çocuğunuzun içinde bulunduğu özel durumu ve onun özel ihtiyaçlarını, beklentilerini hemen anlatın. Bu tutum, çevreniz ile olan sosyal ilişkilerinizdeki gereksiz çekingenliklerden sıyrılmanızı sağlayacak ve ilişkilerinizi bu yeni yaşantınıza göre ayarlamanızda onların size yardımcı olmasını sağlayacaktır. Eğer hayatınızdaki bu gelişmeyi açıkladığınız zaman, bazı kişilerin size olan tutumlarının olumsuz yönde değişebileceğini düşünüp çekiniyorsanız, unutmayın ki, bu kişiler zaten hiç bir zaman sizin gerçek dostunuz değillerdir. Dolayısı ile ortada kaybedeceğiniz bir şey yoktur.

Çocuğunuzu toplumdan soyutlamayın

Toplum bireylerden oluşur. Bu bireyler özürlü de olabilirler, normal de. Dolayısı ile sizin çocuğunuz bu toplumun bir ferdidir. Çocuğunuzu toplumdan uzak tutmayın. Onunla tıpkı diğer anne babalar gibi, parka gidin, oynayın, otobüse binin, dışarıda yemek yiyin. Çocuğunuzun normal bir yaşama alışması ve öğrenmesi için buna ihtiyacı var. 

Eğer insanların tepkilerinden çekiniyorsanız....

Sakın çekinmeyin çünkü, bu toplumda yaşayan birisinin özürlü bir kişiden rahatsız olduğunu belirtmesi ya da ima etmesi, içinde yaşadığı toplumu reddetmesi anlamına gelir ki bu durum gerçekten toplumsal bir özürdür . Unutmayın ki bu kişilerin de tarafınızdan eğitilmeye ihtiyaçları vardır. Bu sizin için toplumsal bir görevdir.

Çocuğunuza hem özel hem de normal davranın

Otistik bir çocuğun dünyayı algılama şekli, diğer çocuklardan farklı olduğu için şüphesiz sizden özel bir yaklaşım beklerler. (Bu konuda çocuğunuzun eğitmeni ya da danışmanınız size zaten yol gösterecektir). Ancak bu arada göz ardı etmemeniz gereken şey, çocuğunuza normal davranışlarınızı da göstermeyi ihmal etmemenizdir. Çocuğunuz otistik olsa da ona aferin deyip başını okşadığınızda ya da hayır deyip kızdığınızda, sizin tepkilerinizi algılayabilir. O konuşmasa da siz onunla konuşun, o oynamasa da siz onunla oynamaya çalışın. Hemen bugün olmasa bile, belki birkaç hafta, birkaç ay sonra ondan tepki alabilirsiniz. Eğer istemediğiniz bir şey yapıyorsa ona kızabilir, sevginizi göstermek istediğinizde ona güzel şeyler söyleyebilirsiniz. Kısaca ona  normal davranın... o normalin ne olduğunu ancak

OTİSTİK BİR BEBEĞİM VAR NE YAPAMLIYIM?

Çocuk dendiğinde aklımıza neşe, canlılık, bitmek ve tükenmek bilmeyen bir enerji gelir. Genellikle çevremizde bu tip çocuklarla karşılaşır ve onların oyun ve hayal dünyalarını hayretler içinde seyrederiz.. Aslında çocukları sevimli ve cana yakın yapan bu özellikleridir. Ancak çevresinde olup bitenlere karşı ilgisiz , dış dünya ile adeta bağını koparmış, kendi dünyasında yaşamaya çalışan çocuklar da vardır. Bu çocukların en belirgin özellikleri sosyal ilişki kurmadaki yaşadıkları güçlüklerdir. Bu nedenle bebeklik dönemi sonrası toplum içinde bu çocukları hemen fark edebilirsiniz. Etraflarında örülü o kalın duvarı aşmak hatta bir pencere olsun açabilmek için hayli zorlanacağınız bu çocuklara otistik çocuklar denmektedir. 

Yeni doğan her bebek yaşamın ilk günlerinde doğal otistik bir dönem geçirir.Yani çevresindeki insan ve eşyalara karşı ilgisiz ve dışarıdan gelen uyarılara karşı tepkisizdir. Ancak normal gelişim sürecinde bu dönem bir kaç hafta kadar devam eder ve giderek çocuk dış dünyaya açılmaya ve çevresiyle ve özellikle insanlarla ilgilenmeye ve ilişkiye girmeye başlar. Otistik çocukların çoğu normal sayılan ve çok kısa süren bu dönemi bir türlü aşamaz ve dışa açılamazlar. Karşısına anne geldiğinde kimse yokmuş gibi tepkisiz kalan ve adeta bir gülücüğü dahi esirgeyen bu çocuklar dikkatli bir gözlemci tarafından hemen fark edilebilirler. 

Genellikle bebekliğin ilk iki yılı içinde otizme ait belirtilerin başlaması beklenir. Nadiren bu belirtiler daha geç yaşta da başlayabilir. Otizm belirtileri çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre çok farklılıklar gösterebilir. Bebekliğin ilk dönemlerinde annelerin ilk fark ettikleri çocuklarının diğer çocuklara nazaran daha az güldükleridir. Annenin bedensel teması, çocuğunu kucaklaması ve öpmesi her çocuğun arzuladığı bir işlev olmasına karşın bu çocukları rahatsız eder. Adeta sevilmekten hoşlanmazlar ve tepki gösterirler. Ana babanın seslenmesine karşı yanıt vermemeleri nedeniyle çoğu aile çocuklarının sağır olduğunu dahi düşünebilir. Çevredeki insanların görünümleri, giysileri dikkatlerini çekmez. dışarıdan izlendiğinde adeta odada kimse yokmuş gibi davranırlar. İnsanlarla göz göze gelmekten kaçarlar. Yalnızlığı severler ve yalnız bırakılmaya tepki göstermezler. Normalde çocuklar uyumadıkları dönemlerde yatakta kalmak istemez anneden ilgi beklerler. Ancak bu çocuklar uyumadıkları halde saatlerce yatakta sessizce kalabilirler. İlk dönemlerde anne ve babayı diğer insanlardan ayırmakta güçlük çekmelerine karşın yaşları ilerledikçe anne babaya bağlılıkları aşırı derecede artabilir ve ayrıldıklarında yoğun sıkıntı yaşayabilirler. 

Otistik çocuklar en çok konuşma gecikmesi şikayeti ile hekime getirilirler. Bedensel gelişimi yaşına uygun olan çocuğun konuşması yaşıtlarına göre oldukça geridir. 5 yaşına geldiklerinde ancak % 50 si tek kelimelerle konuşabilir. Konuşmayı ilişki kurmaktan çok ihtiyaçların giderilmesi için kullanırlar. Bir kısmı ise ileri yaşlarda dahi konuşamaz ya da konuştukları anlaşılamaz. Konuşmanın geriliği yanında bu çocuklarda söylenen sözcükleri tekrarlama ve kelime uydurma gibi konuşma bozuklukları görülebilir. Konuşmadaki bütün bu gerilik ve bozukluklar çocuğun ilişki kurmadaki zorluğunu bir kat daha artırır. 

Her yaş çocuğu kendi yaşıtlarıyla oynamaktan hoşlanır. Yaşıtlarıyla bir araya geldiğinde onlarla ilgilenir ve oyun kurmaya çalışır. Otistik çocuklar ise hep yalnız olmayı tercih eder, çocukların içine karışmaz, hep bir köşede yalnız başına oynarlar. Kendi özel davranış biçimleri ile diğer çocuklardan hemen ayırt edilebilirler. Örneğin kendi etraflarında defalarca dönme, tek ayak üzerinde zıplama ve odanın içinde bir köşeden diğerine koşma gibi amaçsızca tekrarlanan hareketleri vardır. El çırpma, tüm bedeni sallama gibi olağan dışı beden hareketleri dikkat çekicidir. İlgi alanlarının kısıtlılığı nedeniyle belirli oyuncaklarıyla hep aynı biçimde ve tekrar tekrar oynarlar. Evde bulunan bazı nesnelere aşırı ilgi gösterebilirler. Mekanik aletlere ve dönen nesnelere ilgileri büyüktür. Bazı nesnelere karşı duygusal olmayan ve bize göre anlamsız aşırı bağlılıkları vardır. Bir parça sicim ya da gazoz kapağı onlar için vazgeçilmez birer nesne olabilir. Yaşam içindeki olağan değişimlere karşı direnç gösterirler. Ev içinde bir eşyanın yerinin değişmesine izin vermez, eve alınan yeni bir eşyayı kullanmak istemezler. Değişime karşı bu direnç ailenin hayatında kısıtlamalara neden olacak derecede rahatsızlık verici olabilir. 

Tepkileri ani ve yersiz olabilir. Öfke patlamaları, kendine zarar verici davranışlar ya da uygunsuz sevinç nöbetleri gözlenebilir. Yaş ilerledikçe çocuğun çevresiyle aktif ilişkiye girmesi artabilir ancak sınır koyamama gibi uygunsuz davranışlar devam eder. Daha ileri yaşlarda zekası normal olan çocuklarda önceden olan olayları detaylı hatırlama ve akılda tutmalar görülebilir. Müzik, hafızada tutma ve okuma gibi bazı özel alanlarda garip ve akıl almaz becerileri olabilir. 

Otistik çocukların aile tarafından hekime ilk getirilme nedeni genellikle konuşmalarındaki gecikmedir. Oysa daha ilk yıl içinde çocuğun dış dünyaya kapalılığı ilgili bir anne tarafından fark edilebilir. Kendisi ile dış dünya arasında kalın bir duvar olan bu çocuklar annelerinin gösterdiği sevgi ve ilgiye adeta kayıtsız kalırlar. Bir annenin bunu fark etmemesi mümkün değildir. Ancak çocuğuna karşı ilgisiz ve sevgisini gösteremeyen anneler bu bozuk gidişi anlamayabilirler. 

Otistik çocukların bir çoğunda zeka düzeyi normalin altındadır. Bu çocuğun genel olarak işlevselliğini azaltan bir faktördür. .fakat onlarında işlevsel oldukları bir çok alan bulunmaktadır.

 

AİLELERE TAVSİYELER

 

Çocuğunuza otizm teşhisi koyulduysa,

büyük ihtimalle şu anda oldukça karmaşık duygular içerisindesiniz.

 

*Kendinizi suçlu hissetmeyin, eşinizi suçlamayın.

*Her yaşta, her kültür düzeyinde insanların otistik bir çocuğu olabilir.

*Otizm, çocuk anne karnındayken teşhis edilemiyor.

*Otizmin tam olarak nedeni bilinemediği için ilaçla ve benzeri şeylerle tedavisi yoktur. Olumlu davranışları geliştirmek için en iyi yol eğitimdir.

*Diğer otistik çocukların aileleriyle temas kurun.

*Hastalığı hemen kabullenin.

*Hastalığı tanıyın.

*Çocuğunuzu toplumdan soyutlamayın.

*Çocuğunuza hem özel hem de normal davranın.

*Hiç zaman kaybetmeden çocuğunuz için özel eğitim kurumu bulun. Çünkü, eğitim ne kadar erken başlanırsa gelişme o kadar fazla olur.

*Her çocuk kendisine özgüdür. Çocuğunuzu başkasıyla değil kendisiyle kıyaslayın.

*Okulumuzdaki veli eğitim seminerlerine katılın.

*Okuldaki eğitimin daha çabuk başarıya ulaşması için eğitimi evde de devam ettirin.



YORUMLAR
Ad & Soyad :  
E-Posta  
Mesajınız  
7llb
Güvenlik Kodu  
 
 
Diğer Başlıklar